Öne Çıkanlar Hamza Hamzaoğlu GSGazete Prandelli Kiralık Selçuk

Hıncal Uluç bu defa çok haklı
Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç, Lig TV ve Maraton Programıyla ilgili çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Yazıda Fenerbahçe'nin yayıncı kuruluş tarafından kollandığı ifade edildi.

İşte Uluç'un çok konuşulacak o sözler;

Tümer Metin'i bir kenara bırakıyorum. Helva dövücünün hık deyicisi olmaya soyunmuş. Parasını alıyor, keyfine bakıyor. Sorun onda değil.. "Sorun bir penaltı kuralını dahi bilmekten aciz birini oraya koyup, pozisyon analizi yaptıranda" diyeceğim ama, onu oraya koyanın amacı o zaten.. Maçı beraber izliyorlar. Patron izlerken fikrini söyleyip, Tümer'e işareti veriyor. 

Yahu Tümer kardeşim penaltı kuralı 18 içindeki on kusurlu hareketi sıralar. Sadece o kadar. Topun, ya da futbolcuların pozisyonları asla önemli değildir. 

"Şu pozisyona bakın.. Belluschi'nin topa dokunmasına imkan var mı" sorusu ne cehalettir?. Ama ne Şansal, ne de Mustafa, rezaleti yüzüne vurmuyorlar. Çünkü onların işine gelen de o.. 

"Hasan Ali'nin topa yönelmek için bir şeye tutunması lazım. Onun için tutuyor, Belluschi'yi" diye saçmayı zıvanadan çıkarıyor, Tümer. "Penaltı"yı itiraf ediyor aslında.. Demek Belluschi'yi, kendisine bir avantaj sağlamak için tutmuş. Yani kasıtlı.. O zaman.. 

"O zaman 'Devam' diyor" Tümer.. Mustafa da, Şansal da sessizlik içindeler.. 

Mustafa Denizli, bu ülkenin en yürekli futbol adamı olarak ün yapmış.. Hücum Futbolunu, cesareti, risk almayı, sadece futbol değil, hayat dersi olarak öğretmiş adam, Maraton'da kuklaya dönmüş.. 

Aziz Yıldırım'ın kuklası.. "Ya Erman gibi onu da kovdurursa.." 
Bir de.. İhtiyaç olduğu zaman Beşiktaş da, Galatasaray da yüzüne bakmadı. Hocalık yapacaksa, tek umut Fener.. O zaman da Aziz Beyi kızdırmamak lazım. 

Önder Özen sendromu.. Kafasında hocalık olan biri yorumculuk yaparsa, böyle yapıyor işte.. "Fener kapısı açık kalmalı.. O zaman Aziz Beyi kızdırmak yok.." 

O "Yürekli" adam Mustafa Denizli'nin düştüğü acıklı hallere baktım ve eski dostuma fena halde üzüldüm. 

Değer mi Mustafa?. Üç kuruş için değer mi?. O "Denizli" adına bir ömür verdin sen.. Üç kuruş için kirletilir mi?. 

Volkan ve Belluschi'ye yapılan iki net penaltı var. Volkan üstten itilirken, alttan çelmeleniyor. Belluschi üstten çekilirken alttan çelmeleniyor. Yani 10 kusurlu hareketten biri yukardan, biri aşağıdan ayni anda.. İki penaltı da katmerli.. Mustafa Denizli, zavallı bir halde mırıldanıyor.. 

"Ben burda kararsızım. Hakem 'Devam' dese itirazım olmaz.. Başka bir karar alsa da.." 

"Başka bir karar" ne Mustafa?. Başka karar ne?. "Penaltı" lafını telaffuzdan bile korkuyorsun. 

Hakem hatası Galatasaray lehine olunca, 40 yıl önceki maçtan görüntü hazırlatıp "Ekranda yan yana oynatın" komutu veren sen değil misin?. İstesene maçan sıkıyorsa, Emre'ye "Elim sende" yaptığı için verilen ve Fener'e 3 puan getiren penaltı kararını.. Oynattırsana bunlarla yan yana.. 

Sıkmaz değil mi?. 

Muslera ve Hakan'a olay yerine koştukları için sarı kart çıkardı hakem.. "Peki Fener Kalecisi Volkan, Emre olayında, hem de kışkırtıcı olarak koşup geldiği halde kart çıkmadı. Gösterin o pozisyonu" demeye de yüreğin yetmedi. Lafı geveledin, korkundan. "Fener maçı" bile diyemedin. Ya Aziz Bey "Atın bu adamı" derse LigTV'ye?. 

Hele "Kahraman" Şansal.. "Kaleci kalesini terketti ise sarı karttır. Lamı cimi yok. Başka hakemlerin kararı bizi ilgilendirmez" derken, "Başka Hakem"in, Volkan'ı, Fener'i koruyan hakem olduğunu cin gibi biliyordu. Ayni Şansal, Volkan pozisyonunu yorumlarken, o rezil maçın ardından bu kuralı niye unuttu, yuttu acaba?. Çünkü, Maraton'un asli görevi, misyonu, hakemlere "Fener lehine hata yapmakta özgürsünüz. Sizi koruruz. Ama ister Fener, ister başka maçta Fener'in aleyhine olacak, dördüncü yıldızı engelleyecek hata yaparsanız sizi bitiririz" mesajını vermek. Beyinlerine yerleştirmek. 

Mustafa, hiç yüzü kızarmadan "Maçı Bursa Fener'e ikram etti" dedi. "Hakem Göçek hediye etti" diyemedi. 

Maraton'un piyerosuna inanmayın. O 11 santim ofsaytı istediğin gibi çıkarabilirsin. Niye, piyeronun hazırlanması on saat sürdü.. 11 santim farkı bulana dek denendi de ondan. 

İki net penaltı verilmedi, 

Caner'e, Bruno Alves'e ve Bekir'e çıkması gereken kırmızı kartlar çıkarılmadı. Bunlar, "Utanmanın Bittiği Nokta" dediğim Maraton'da tartışılmadı bile. 

"Hakem, hakem olsa, Fener maçı 8 kişi bitirirdi" denmedi. Ey Şansal kardeşim.. 

Sana soruyorum.. Maçan sıkıyor mu?. Gelecek Maraton'da "Hıncal Uluç sormuş, işte cevaplıyorum" diyebilir misin, görüntüleri de kullanıp.. "Galatasaraylı bazı yazarlar" deme.. "Hıncal Uluç" de, çekinmeden de, göreyim yüreğini.. 

İlk yarının bitmesine saniyeler var. Bir duran top atışı için Fener stoperleri Bursa alanına doluşmuş. Bursa kalecisi topu kapıyor. Fener savunması yerini almadan ve devre bitmeden topu hızla oyuna sokmak istiyor eliyle.. Bekir, Bursa 18'i içindeki Bekir felaketi seziyor ve Bursa kalecisinin topu çıkarmasına engel olmak için kasti faul yapıyor, onu tutuyor.. 

Tüm görüntüler elinde Şansal?. Sıkıysa yayınla ve cevap ver?. 


"Bir kalecinin topu hızlı oyuna sokmasını önlemek için, ona kasıtlı faul yapmak, sarı kart değilse nedir" söyle Şansal.. Söyle.. Yüreğin yetiyorsa söyle.. 

Galatasaray'ın kazandığı bir maçta taş atışı kadar önemsiz bir pozisyonu kırk kez gösterip "İşte maçın kırılma anı" diyen sen değil misin?. Bekir"in atılması anı, maçın değil, Maraton'un kırılma anı Şansal.. Sayende.. 

Yayında adı bile anılmadı bu pozisyonun.. Çünkü birlikte maç izlediğin emir kulları tembihlendiler, konuyu açmamaya.. Maraton'un planını, üçünüz beraber maç izlerken çiziyorsun çünkü, işine geldiği gibi.. 

Sarı kart "İkinci Sarı" olacaktı Şansal.. Fener ikinci yarıya 10 kişi çıkacaktı. Biliyorsun değil mi?. Onun için sakladın pozisyonu, onun için konuşturmadın değil mi?. İki penaltı verilmiyor. Üç Fenerli atılmıyor. Bal gibi gol, ofsayt diye toz ediliyor.. 
Ayni durumda maçı Fener 1-0 kaybetseydi, Hüseyin Göçek şimdi nerdeydi Şansal?. 

Kırk katıra mı bağlamıştınız onu, kırk satırla mı doğramıştınız?. 
Fener şampiyon olacak Şansal.. Hamza ve Biliç'in hataları yetmiyor, şampiyonluğa.. Garantiye almak, hakemleri bağlamak gerek. Onu da Şansal, Mustafa, Tümer üçlüsü, sezon başından beri hem de nasıl bilinçli yapıyorsunuz. Helal olsun!.. Dördüncü yıldızı size vermeleri gerek. 

Hedefi Fener'i şampiyon yapmak olan Maratoncuların, hakemleri nasıl terbiye ettikleri unutulursa, vefasızlık olur. 

Aziz Yıldırım en büyük şampiyonluk primini bu üçlüye vermeli. 
Yetmez. Mustafa Denizli'yi seneye Fener'e Futbol Direktörü yapmalı.. Hak etti çünkü..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.