Hürriyet'e konuşan duayen isimlerin demeçleri şöyle:

ÖRNEK ALINACAK BİR 90 DAKİKADA OLSUN

Nihat Özdemir(TFF Eski Başkanı): Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz. 100. yıla yakışan bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı izlemek istiyorum. Hakemin, taşkınlığın, kavganın olmadığı, örnek alınacak bir 90 dakika olsun istiyorum. Herkes yıllar sonra bile bu derbiyi hatırlasın. Elbette iyi oynayan kazansın.

HEM OYNAYANLARIN HEM TARAFTARIN İFTİHAR EDECEĞİ BİR DERBİ OLMALI

Alp Yalman(Galatasaray Kulübü Eski Başkanı): Büyük bir maç ve onun getirdiği bir heyecan, gerginlik muhakkak olacak. Bu psikoloji sahaya çıkacak futbolcularda da olacak. Ancak bunu hiçbir zaman düşmanlık, nefret ve kinle karıştırmamak lazım. Her spor müsabakasında heyecan, gerginlik olacak. Halter kaldırmaya çıkan sporcuda da bir gerginlik vardır. Benim derbide görmek istediğim, neticesinde hissetmek istediğim; inşallah her iki kulübün ve camianın geçmişlerine layık, diğer kulüplere örnek olacak bir mücadele ortaya çıkar. Davranış, mücadele ve sporun dışına çıkmayacak emsal bir müsabaka, rekabet olur. Hem oynayanların hem taraftarın iftihar ettiği bir derbi bekliyorum.

100. YILA YAKIŞMALI VE İYİ OYNAYAN KAZANMALI

Aykut Kocaman(Teknik Direktör): Oyuna odaklanacağımız bir derbi olsun elbette. Ama ülkenin besin kaynağı ne yazık ki gerginlikten oluşmuş durumda. Doğrularla yanlışlar yer değiştirdi. Temel davranış biçimi gerginlik ve gerginlikten fayda sağlama üzerine kurulmuş. Olumlu düşünmek ve düşünmeye çağırmak suya yazı yazmak gibi. Doğru bir yorum yapmak dertsiz başınıza dert almak neredeyse. Bütün bu olumsuz duyguların değişeceği ve iyi oynayanın kazanacağı, Cumhuriyetimiz’in 100. yılına yakışır bir derbi temenni ediyorum elbette. Bunu başardığımızı görmek en büyük dileğim

100 YIL ANLATILACAK KADAR GÜZELLİKLERLE DOLU BİR DERBİ OLMALI

Ersun Yanal(Teknik Direktör): Futbol, ülkemizde ne yazık ki bir oyun olmaktan çıkarak, tartışma platformu haline dönüştü. Futbolu bir yana bırakıp hakemler, kararlar ve kimseye fayda sağlamayan anlamsız bir rekabetin içerisine sürüklendik. Aslında bu; futbolun değil, bizlerin suçu. Hatalı olan biziz, futbol değil. O zaman futbola yürekten bir özür borcumuz var ve bence Cumhuriyet’imizin 100. yılını yaşarken oynanacak ilk derbide futbola olan özrümüzü her anlamda dilemeliyiz. Bu derbi, 100 yıl anlatılacak kadar anlamlı ve güzellikler içinde olmalı.

YAPAY GERGİNLİKLERE ZEMİN HAZIRLAMAYALIM

Faruk Süren(Galatasaray Eski Başkanı): Bu, Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinde 390. maç olacak. Dünya futbol tarihine geçmiş, en özel derbilerden biri Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti. Spor kulübü olduğumuzu unutmamak lazım. Futbol oynuyoruz. Futbolu da taraftarımıza, bu oyuna sevgiyle bağlı olanları eğlendirmek, mutlu etmek için oynuyoruz. Bu rekabeti spor kuralları içinde ele almamız lazım. Başka yönlere çekmemeliyiz. Olası istenmeyen başarısızlıklara da zemin hazırlamak için yapay gerilimler yaratmayalım!

SADECE FUTBOL KONUŞULAN GÖRKEMLİ BİR MAÇ OLMALI

Sadettin Saran(Fenerbahçe Kulübü Eski Yöneticisi): Şampiyonluğun en güçlü adayları birbirleriyle oynayacak. Fenerbahçeliyim diye söylemiyorum, “Fenerbahçe, takım hüviyeti ve oyun felsefesi ile bir adım önde.” Antalyaspor’da Nuri Şahin’in maç sonu kendi oyuncularına karşı, hakemlere siper olması son derece önemliydi. Derbide de bu anlayışı görürsek, sadece futbolun konuşulduğu, görkemli maç izleriz.

CUMHURİYETİN 100. YILINI SARI, LACİVERT VE KIRMIZI RENKLERE BOYAYALIM

Yusuf Demir'in aklı Barcelona'da kaldı Yusuf Demir'in aklı Barcelona'da kaldı

Acun Ilıcalı(İş İnsanı): Heyecan ve gerilim olarak dünyada ilk 5’te yer alan muhteşem bir derbimiz var. Bütün temennim senede 2 kez yaşadığımız bu şovun keyfini çıkarmak. Bütün temennim, kavganın, gerilimin, çirkin görüntülerin yaşanmaması. Futbol güzel oyundur, bu güzelliğin tadını çıkaralım hep birlikte. Ve Cumhuriyetimizin 100. yılını bu derbi ile birlikte sarı lacivert kırmızı renklere boyayalım.

METİN OKTAY VE CAN BARTU'NUN O FOTOĞRAFI GÖZLERİMİZİ YAŞARTTI

Şenes Erzik(TFF Eski Başkanı, UEFA ve FIFA Eski Asbaşkanı): Yıllar önce merhum Başbakan Turgut Özal’a, futbolun gelişmesi için 3 büyük kulübümüzün modern stadyumlara sahip olması gerektiğini iletmiştim. Futbol gelişecekse, bu kulüplerin büyümelerine ihtiyacımız vardı. Eğer futbolda bir gelişme yaşayacaksak, bu gibi derbilerin heyecanından, güzelliğinden doğacak bu gelişme. Yıllarca Metin Oktay ve Can Bartu’nun forma değişimi fotoğrafını gururla izledik. Hatta gözlerimiz yaşardı o görüntüden. Ben Fenerbahçeli’ydim, Alp Yalman, Özhan Canaydın Galatasaraylı. En en güzel dostlarımdı onlar benim. Dostluğun kazandığı bir derbi benim özlemim.

SON DÜDÜK ÇALDIKTAN SONRA DA DOSTLUĞUMUZ DEVAM EDECEK

Ali Dürüst(Galatasaray Eski Yöneticisi): Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinin Türk futboluna büyük faydası var. Reytingi, pastayı büyütür. Hem Galatasaray hem Fenerbahçe hem de Türk futbolu kazanır. Bunun keyfini çıkarmalıyız. Güzelliklerini yaşamalıyız. Türk futbolunun değerini artırmak için bu iki güzide kulübün her zaman Fair Play içinde rekabet etmesi lazım. Ezeli bir rekabet, ebedi bir dostluk var. 100 yılı devirdik. Her sene de bu derbiler oynanacak. Türk futbolunun parlayan iki yıldızının maçı bu. Dolayısıyla sahadaki rekabete her zaman hepimiz açığız. Sahadaki oyun, son düdük çaldıktan sonra bizim dostluğumuz devam edecek. Çünkü bizim çevremiz Fenerbahçeli, Fenerbahçelilerin çevresi Galatasaraylı dostlarıyla dolu.

GÜZELLİKLERİ ARTIRMALIYIZ

Ali Şen(Fenerbahçe Kulübü Eski Başkanı): Futbolu güzel hale getiren dolu tribünlerdir. Son Dünya Kupası’nda içi hava dolu olan o meşin topun neler yaptığını, insanları nasıl cezbettiğini gördük. Avrupa’da neredeyse tüm maçlarda statların tamamı dolarken bizde sadece 4-5 maçta doluyor. Eskiden bizim jenerasyon “Stadyum yok” diyordu ama o statlar gene daha fazla doluyordu. Son 10 yılda şahane statlar yapıldı ama dolmuyor. Güzellikleri artırmalıyız ki insanlar maçlara koşarak gelsin. Bu güzelliğe yöneticiler, sporcular ve teknik kadrolar katkıda bulunmalı. Cumhuriyet’in 100. yılı bunun için bulunmaz bir nimet.

KEŞKE İKİ TAKIMIN FUTBOLCULARI EL ELE TUTUŞARAK SAHAYA ÇIKSA

Cemil Turan(Eski Futbolcu): Bu yıl Cumhuriyet’in 100. kuruluş yıldönümü, bu yıla derbiyi dostça oynamak yakışır. Zaten artık fanatizmi geride bırakmamızın zamanı geldi de geçiyor. Dünyanın vitrininde olan böyle büyük bir maça keşke birbirlerine sarılarak hatta el ele tutuşarak çıksalar. Bu demek değil ki maç yumuşak oynansın; gene kora kor oynasınlar, hatta saha içinde taktik gereği sertlik de olabilir ama maç bitince gene birbirlerine dostça sarılmaları ne güzel olur. Başkanlar, futbolcular, taraftarlar dikkat eder, karşılaşma saha içi saha dışı ve tribünde dostça geçerse belki bu bir örnek teşkil eder, ileriki yıllara örnek olur. Evet, futbol endüstriyel bir hale geldi. Ancak neticede spor kulübüyüz biz bunu unutmamamız gerekiyor

RAKİP OLSAK DA DOSTUZ MESAJI VERMELİLER

Emre Aşık(Eski Futbolcu): Tabii ki Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti bir dünya derbisi. Hal böyle olunca ister istemez taraftarın beklentisi, sosyal medya ve basının da etkisiyle özellikle oyuncuların üzerinde yoğun baskı oluşuyor, futbolun, oyunun dışına çıkan şeyler oluyor. Ben özellikle futbolcu arkadaşlarımdan sahada biraz daha sakin kalmalarını rica ediyorum. Rahmetli başkanımız Özhan Canaydın bu konuda çok büyük bir adım atmıştı. Ama maalesef Türk futbolunda bunun arkası samimi anlamda gelmedi. Sahadaki futbolcular, ‘Biz rakip olsak da dostuz, sakiniz’ mesajını dışarıya, tribüne vermesi gerekli. Tribünün de bu mesajı almasını temenni ediyorum.

FUTBOL HER ZAMAN SAHADA KALMALIDIR

Ergun Gürsoy(Galatasaray Kulübü Eski Yöneticisi): Hakem hataları ve bu tür olaylar her kulübün başına gelebilir! Bugün bana yarın sana. Hakkını arasın kulüpler ama bunu sürekli birbirler-ini hedef gösterip kan davasına döndürmenin bir anlamı yok. Futbolda her zaman olmuştur bu tür hatalar, olaylar. Aklı selim hareket etmek gerekli. Şampiyonluğa ulaşmak için iyi takım yapmak lazım. İyi takımı, iyi kadrosu, iyi hocası olan kazanır. Futbol sahada kalmalı. Galatasaray-Fenerbahçe derbileri her zaman Türkiye’nin en heyecanlı, keyifli, stresli, rekabeti yüksek maçlarıdır. Bu derbinin keyfini çıkarmalıyız

BU ZENGİNLİĞİ HİÇBİR ŞEY BOZAMAZ

Attila Gökçe(Milliyet Spor Yazarı): Türk sporunun en büyük alanlarından biri Fenerbahçe-Galatasaray’ın muhteşem çekişmesidir. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Bu rekabetin dedikoduya, asılsız iddialara hiç ihtiyacı yok... Bu rekabet öylesine zenginlik, derinlik ve güzellik yaratıyor ki, kimse onu karıştırıp yozlaştırarak bir yere varamaz. Hepimizin saygı duyması gereken bir yarış bu. Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş çok güzel maceralar yaşadı, yaşatıyor, yaşatacak. Kazanılacak ve kaybedileek bir yığın maç var daha. Yaşadıkça izleyelim. Bu rekabeti sevgi ve heyecanla büyütelim.

BU DERBİ SAYESİNDE GÜLELİM, EĞLENELİM

Yaşar Duran(Eski Futbolcu): Süper Lig’de en çok dikkat çeken, ilgi gören maçlar Fenerbahçe Galatasaray derbileridir. İkisi de ülkemizi en iyi tanıtan, büyük başarıları olan güzide kulüpler. Rekabet ikisine de çok yakışıyor, seyirciye tat veriyor, sosyal medya, gazeteler ve televizyonlar bu rekabetten faydalanıyor. Ama her şey tadında olmalı. Oyuncular saha içinde sert oynayabilir ama topa sert olsunlar. Centilmence oynasınlar, bize Cumhuriyet’in 100. yılına uyan anlamlı bir DERBİ yaşatsınlar. Ülkemizin insanının karakter yapısı çözüm odaklıdır. Bir süredir maalesef eğlenmeyi unuttuk, biraz gülelim, eğlenelim.

Kaynak: Hürriyet