Maçın ardından Bein Trio ekibi Kayserispor-Galatasaray karşılaşmasının tartışmalı pozisyonlarını ve hakem Halil Umut Meler'in performansını değerlendirdi.

Yayıncı kuruluş beIN Sports'un Trio ekibi, Kayserispor - Galatasaray maçındaki hakem kararlarını değerlendirdi. İşte Deniz Çoban, Bülent Yıldırım ve Bahattin Duran'ın Barış Alper Yılmaz'ın faulüne yaptıkları yorum...

Bahattin Duran: Tartışmaya açık bir pozisyon. Neden tartışmaya açık? Yavaş yavaş, kare kare gidelim. Devam edelim, edelim. En sonunda çorabına gelip uzuyor. Barış Alper Yılmaz'ın gelişi bir kere çok tehlikeli. Çünkü Barış Alper Yılmaz; rakibini sakatlayıcı şekilde, gergin ayakla geliyor. Tabanı rakibe doğru. Fakat son anda ayağının rakibine tehlikeli bir şekilde temas edeceğini anlıyor ve hafif ayağını kırıyor. Pozisyonda şiddet çok yüksek olmadığı için ve son karede gördüğümüz çorabını sıyırdığı için sarı kart. Eğer öyle olmasaydı kırmızı karta gidecektim. Sarı kartın yeterli olduğunu düşünüyorum. VAR müdahalesi olmaz. Hatta 'turuncu' da diyebiliriz.

Okan Buruk'un yardımcısından transfer açıklaması Okan Buruk'un yardımcısından transfer açıklaması

Bülent Yıldırım: Burada Barış'ın aldığı risk, ciddi bir risk. Başlangıç itibariyle ayağı çekilmese ve çorabı sıyırmayıp o taban rakibe otursa o zaman ciddi faullü oyundan bahsedeceğiz ancak burada o kriterlerin tamamı oluşmadığı için hakemin kararına katılıyorum. Kontrolsüz faul sınırında, riskli bir hamle ancak başlangıç, gelişme, sonuç anlamında baktığımızda nizami bir sarı kart gibi görünüyor. Riskli bir hamle, nizami olmayan bir giriş ama ancak rakip için tehlike riski belli bir aşamada kalmış. Topun üzerinden o hamle, en azından son aşamada birazcık da kısılmış gözüküyor. Bir nebze olsun çorapla kurtarmış. Hakem öyle yorumlamış ben de onunla hemfikirim.

Deniz Çoban: Ben temel prensipte Bahattin Hocam'ın söylediklerine katılıyorum. Fakat şurada katılmıyorum. Kırmızı kartın kriterlerini sayarken diyoruz ki, 'Kramponun vidaları rakibi gösteriyor mu?' Evet, vidaları rakibi gösteriyor. Hamle, aslında topa doğru değil rakibe doğru. Kramponun vidaları rakibi gösteriyor. Temas anında da ayağını aslında dizden bükmüş değil. Hala gergin. Fakat oyuncunun şansı şu; ayak, tam rakibin ayağına oturup o kullandığımız güç transferi gerçekleşmemiş. Çünkü ayak, geldiği anda tekmelikten sıyırıyor ve boşa basıyor. Eğer o ayak orada kalsa, beklenen güç transferi gerçekleşse, hareket yaralayıcı ve acımasız duruma düşse kimse beyazlı oyuncuyu kurtaramaz. %100 kırmızı kart deriz. Hareketin şekli itibariyle gelişi, rakibe yönelmesi, ayağın dizden gerginliği, kramponun bastığı yer itibariyle yukarıdan aşağı saysanız, fotoğrafı durdursanız, 'Bu tartışmasız kırmızı kart' dersiniz ama kırmızı kartın gerçekleşmesi için gerekli güç transferinin oluşması, yaralayıcı ve acımasız olması lazım hareketin. Ne gerekli güç transferi oluşmuş ne de yaralayıcı ve acımasız bir hamle gerçekleşmiş. Dolayısıyla oyuncu, direkten dönmüş. Kırmızı kart diyenlere de saygı duymakla birlikte ben bu hareketin limitte kaldığını, Bahattin Hocam gibi sarı kartın yeterli olduğunu düşünüyorum.