Günlerdir heyecanla beklediğimiz, herhalde uzun zaman sonra ilk defa güzel bir derbi izleyeceğiz diye düşünürken yeniden hevesimiz kursağımızda kaldı. Kadro gücü olarak geride olduğunu bilen Aykut Kocaman önce beraberlik dedi, 8 puan önde olduğunu bilen Tudor önce beraberlik dedi, hakem Cüneyt Çakır maç berabere bitsin diye elinden geleni yaptı ve maç golsüz bitti. Taraftarlar mutsuz, oyuncular ve Hocalar mutlu. Bu mutluluğun hangi tarafa yarayacağı 2.yarıdaki derbiye kadar belli olur. Sanki Galatasaray ile Fenerbahçe aynı gruptaydı ve maç berabere biterse 2 takım birden gruptan çıkacaktı. Kazanma arzusu biraz ortaya çıkınca hep Cüneyt Çakır devreye girdi.

Maçın zevkli hale gelme şansı maçın başında vardı aslında. Feghouli ilk topu gol yapsa veya arkasından hakem takdir hakını golden yana kullansa maç başka yollara gidebilirdi. Fakat size şunu söylemek istiyorum ki Cüneyt Çakır eğer Feghouli o golü attıktan sonra diyelim ki o pozisyon olsa kesin golü verirdi. Kafasında sadece maçı beraberlikle bitirmek vardı çünkü. Tudor iyi giden düzenini bozarak maça başladı. Serdar’ın çıkması Tudor’u yanlışından döndürdü ama bu sırada Fenerbahçe’nin kendisine güveni geldi. Fenerbahçe’nin bu kendine güveni Gomis’in pozisyonu dışında rahat bir maç geçirmelerini sağladı. Galatasaray Valbuena’nın geriye dönememe sorununu kullanamadı çünkü Feghouli çok az sağ çizgiye geldiği için Mariano ile 2’ye 1 yapamadılar. Buna ilave olarak Galatasaraylı oyuncular bütün duran toplarda kafayı vurdular. Bu vurdukları topları nasıl isabetli şekilde kullanamadılar ilginç doğrusu. Janssen zoru başardı devrenin sonunda. Fenerbahçe’nin galip gelmek adına ender fırsatlarından biriydi ama çok netti.

Galatasaray adına oyun çok net hale geldi. Fenerbahçe oyundan 55’ten sonra tamamen düştü, Galatasaray ne zaman golü atacak diye düşünmeye başlama zamanları gelecekti bu çok belliydi. Verilmeyen yüzde yüz penaltıyla Galatasaray işareti çaktı. Maç boyunca her pozisyona düdük çalan Cüneyt Çakır gördüğü penaltıyı veremedi. Kart uygulamalarında da yanlışlar yaptı. Çok kötü maç yönetti. Kart demişken Belhanda çok gereksiz bir sarı kart görmüştü ve çok etkisizdi son 1 ayda olduğu gibi. Geçen haftanın yıldızı Selçuk’u alıp oyunu iyice tek kale yapmak varken Tudor Bey maçı izledi ve Belhanda atıldı. Buradan sonra nasıl bir büyük balığın kaçtığını daha iyi gördük. Fenerbahçe 10 kişi Galatasaray karşısında net pozisyona giremedi. Nasıl yürüyecek hali kalmadığının ispatı. Fenerbaçe halen geride pas yapıyor olacak iş değil kendileri adına. Buna Tudor Feghouli’yi de çıkararak cevap verdi. Hızlı adam atağa çıkarır falan diye sanırım! Bu da yetmedi ve Ahmet Çalık’ı oyuna soktu. Bir değişiklik hakkı olsa bir defans daha sokacak yedekte varsa. Galip gelirken bile Tudor’un kendime göre yanlış tercihlerini ifade etmeye çalıştım. Kendini kabul ettirme şansı vardı dün herkese fakat yok Hocam olmuyor yani. Şampiyonluk yarışını Tudor ile kazanırsa Galatasaray elbette tebrik ederiz ve büyük olay diye ekleriz. Keşke yanılsam bu konuda samimi söylüyorum.

Taraftar konusuna da değinmek isterim. Spor müsabakalarında tribünlerde çok bulundum. Galatasaray’ın efsane tribün zamanlarının bir kısmına denk geldim, geçmişini de arşivlerden izledim. Avrupanın en büyük takımlarına karşı Ali Sami Yen’de veya Köln’de veya Monaco’da veya, Dortmund’ta veya Kophenag’ta nasıl taraftarın takımın maçı veya turu veya kupayı almasına büyük katkı yaptığını gördüm, bildim. Dünkü ev sahibi tribün yapısıyla ev sahibi takım maçı alacağı varsa bile kaybeder yahu! Bu hale nasıl gelindi sorusu elbette başlı başına bir konu. Hiçbir şey bilmiyorsa Re Re Re Ra Ra Ra çeker Galatasaray tribünü. 4 önce bile böyle değildi. Tam dibe vurma söz konusu. Sosyal medyada tweet olarak gördüm Hıncal Uluç ile ilgiliydi. Gerçekten Hncal Uluç haklıymış. 9 sene önce geleceği görmüş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! > Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.