Okan Buruk Beyaz TV'ye yaptığı açıklamada Burak Elmas'la sosyal medyada karşılıklı takipleştiğine ilişkin konuya "Sosyal medyadaki takip olayı uzun yıllardır olan bir şey. Yeniymiş gibi yansıtıldı. Süper Lig'deki tüm takımları takip ediyorum" diyerek açıklık getirdi.

Buruk, Galatasaray'da Torrent'in ardından teknik direktör olacağına ilişkin iddialara ise, "Benimle ilgili bir görüşme olmadı. Konuyla ilgili çok konuşmak istmeiyorum. İstanbul'da çalışabileceğim gibi bir ortam olursa zaten çalışırım. Sezon sonuna kadar çalışmayacağım diye bir şey yok. Sonuçta ben de bir teknik adamım ve bir teknik adam görevdeyken yorum yapmanın çok doğru olduğunu düşünmüyorum" sözlerini kullandı.

İSPANYOL AŞISI TUTMUYOR

Galatasaray'ın başında 5 lig maçına çıkan Domenec Torrent, ilk 3 maçında yenilirken son 2 maçında ise berabere kaldı. Türkiye macerasına Hatay deplasmanında 4-2'lik yenilgiyle başlayan Torrent, ardından Kasımpaşa'ya 3-1 ve Trabzonspor'a 2-1 yenildi. Alanyaspor ve Kayserispor maçlarında ise 1-1'lik skorlar ile 1'er puan geldi. Domenec Torrent'den önce de İstanbul'un üç büyükleri İspanyol ya da İspnaya'da çok başarılı olan teknik adamlara yönelmiş ancak istenilen sonuçları elde edememişti.

İşte Üç Büyükler'in denediği 'İspanyol aşıları'

VICENTE DEL BOSQUE

Tüm kariyerini Real Madrid'de geçirdikten sonra Beşiktaş'a teknik direktör oldu. Şampiyonlar Ligi şampiyonlukları, La Liga kupalarıyla İnönü'ye geldi. İstediği transferler yapıldı. John Carew ve Juanfran gibi yabancı isimlerin yanısıra dönemin yerli piyasasının gözde isimleri İbrahim Toraman, Çağdaş Atan, Koray Avcı, Fatih Sonkaya, İbrahim Akın, Okan Buruk, Tayfun Korkut, Ali Güneş, Berkant Göktan, Mustafa Doğan gibi isimler alındı. Ancak başarı gelmedi. Del Bosque ilk 4 lig maçında yalnızca 2 puan alabildi. Büyük umutlarla geldiği Süper Lig'den devre arasında ve zirveden 14 puan uzakta gitti.

LUIS ARAGONES

İspanya'yı EURO 2008'de şampiyon yaptıktan hemen sonra Fenerbahçe'nin başına geçti. Zico ile Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final gören Fenerbahçe'yi benzer başarılara taşıması bekleniyordu ancak olmadı. Üst düzey bir kadrosu olan Fenerbahçe'ye 14 milyon euro'ya La Liga gol kralı Dani Güiza, 4.5 milyon euro'ya Newcastle'dan Emre Belözoğlu, Villarreal'dan Josico ve Süper Lig'in yeniden yükselişteki yıldızı Burak Yılmaz transfer edildi. Ancak, istenen başarılar elde edilemedi. Fenerbahçe, İspanyol teknik adamla sezonu bitirdi ama zirvenin 10 puan uzağında kaldı. Şampiyonlar Ligi'nde ise bir önceki sezonun çeyrek finalisti grupta 2 puanla elendi.

DAVID BADIA

Domenec Torrent gibi yolu Barcelona'dan geçen ve Katalan olan David Badia, Antalyaspor ile 5 maça çıktı. 2017/18 sezonunda önce geçici olarak Osmanlıspor'a karşı sahaya çıktı ve 3-0 kazandılar. Ardından 2.5 ay sonra bu kez kalıcı olarak takımın başına geçirildi. 2 lig maçında 3 puan alırken, kupada ise 2 mağlubiyet aldı. Kısa Antalyaspor macerası 5 maçta 2 galibiyet ve 3 mağlubiyet ile noktalandı.

FRANK RIJKAARD

Zaniolo transferinde uzun vadeli plan Zaniolo transferinde uzun vadeli plan

İspanyol olmasa da İspanya'da, Barcelona'da dev başarılar yaşayıp Galatasaray'a gelen Frank Rijkaard ile çok şeyin başarılacağı umuluyordu. Şampiyonlar Ligi ve La Liga apoletleriyle Galatasaray'a gelen Rijkaard için çok büyük transferler de yapıldı. Kader Keita, Elano, Lucas Neill, Gio Dos Santos, Caner Erkin, Leo Franco, Jo transferleri seviyeyi yükseltti. Rijkaard ile Glaatasaray'ın macerası da mükemmel ve kusursuz başladı. Lige fırtına gibi giren Galatasaray, ilk mağlubiyetini Başkent'te 3-0'lık skorla Ankaragücü'ne karşı aldı. Fenerbahçe ve Bursa deplasmanlarında gelen yenilgilere rağmen Galatasaray, ligin ilk yarısını Fenerbahçe'nin 1 puan gerisinde 2. sırada kapattı. İkinci yarıya da iyi başlayan Galatasaray, Fenerbahçe'nin 2 puan önünde ve Bursaspor'un ise 2 puan gerisinde ikinci sıradaydı. Eskişehirspor deplasmanıyla başlayan çözülmeye Rijkaard da çare bulamadı ve 5 haftada yalnızca 1 galibiyetle geçilince lig yarışından kopuş yaşandı. Galatasaray sezonu zirveden 11 puan uzakta kapattı.

İKİNCİ SEZON: 30 MİLYON EURO

Bir sonraki sezona da Rijkaard ile başlandı. Misimovic, Stancu, Cana, Yekta, Pino, Culio, Insua gibi flaş transferler yapıldı. Harcanan bonservisler 30 milyon euro civarındaydı. İlk iki maçta 2 mağlubiyet alınsa da ardından üst üste 4 galibiyetle toparlanma sürecine girildi. Karabük ve Ankaragücü maçlarında gelen iki yenilgi sonrası Rijkaard ile vedalaşıldı.

BERND SCHUSTER

Real Madrid ile Frank Rijkaard'ın Barcelona dominasyonunu kıran Bernd Schuster, 2010/11 sezonunda Hollandalı teknik adamın bu kez Süper Lig'de rakibi oldu. Inter'den Quaresma, Werder'den Hugo Almeida, Atletico9'dan Simao, Valencia'dan Manuel Fernandes, Rubin'den Fatih Tekke, Real Madrid'den Guti, Betis'ten Aurelio, Stuttgart'tan Hilbert yapılan bomba transferlerdi. İlk 4 maçına Avrupa'da çıkan Schusterli Beşiktaş, sezona fırtına gibi başladı. Ancak, ilk takılma henüz ligin 2. haftasında İstanbul Büyükşehir Belediyespor'a karşı 2-0'lık yenilgiyle geldi. Yoluna iyi şekilde devam edebilen Beşiktaş, ligde 3, Avrupa'da ise Porto ile oynadığı 4 maçlık zorlu fikstürde 4 yenilgi alınca kopuş yaşandı. İkinci kouş ise ligin 21. haftasıyla birlikte başladı. Üst üste yenilgiler ve içerisindeki arka arkaya gelen 4 gollü 3 mağlubiyet Schuster ile yolun sonu anlamına geldi. Bıraktığında Beşiktaş 7. sırada ve zirveden 21 puan uzaktaydı.

(Beyaz TV / Sporx)