Dün gece Türk Telekom Arena'da gol şov yaptı Galatasaray. Herşeyden önce, "Ben de bu yarışta varım!" mesajı verdi ele güne. Bu yüzden başta Wesley olmak üzere, tüm takıma tebrikler! Neden başta Wesley dedim ona değineyim. Birçoğu tarafından maçın adamı, attığı gollerle Bruma gösterilirken, dünkü galibiyette benim görüşüm maçın yıldızı Wesley Sneijder'di. Neden diye soracak olursanız, bir takım nasıl yönetilir, nasıl atağa kaldırılır, oyunu nasıl rakip alana yıkar bunların dersini verdi dün gece Sneijder. Resital sundu adeta. Attığı milimetrik paslar, arkadaşlarını kaçırması gecenin göze batanlarıydı. Dün Sneijder ne istediyse o oldu. Atağa çıkmak istedi çıkarttı, gol attırmak istedi ve attırdı. Eğer ki bu bir ölüm kalım maçı olsaydı ve Galatasaray'ın 10-12 gol farkla yenmesi gerekseydi ben eminim ki bu skoru bulabilirdi. Çünkü Galatasaray zaten dakika 30'dan sonra rölantiye aldı oyunu, rakip alana yıkmadı. Sadece top çevirdi. O bile yetti. Sneijder oyundan sıkılınca iki ara pas attı skoru arttırdı. Ama burada şunu da vurgulamak gerekir. Sneijder'in takımda anlaşabildiği yegane isim Podolski. Çünkü Avrupa standardında oyun görüşü olan tek isim o, Sneijder dışında. Ve bu aslında takımı bambaşka yapan bir unsur. Çünkü eğer Poldi oynarsa, tüm takımı oynatabilen bir isim. Bazı santraforlar vardır, kendisi 30-35 gol atar ama takımı şampiyon yapamaz. Bazıları da  vardır ki, eğer kendisi oynarsa, otomatikman takım arkadaşlarını da oynatır. Podolski de öyle bir isim. Alır, döner, verkaç yapar, asist yapar, asla bencil oynayan bir futbolcu değil. Sırtı dönükken arkadaşlarına pozisyon hazırlar. Orta sahaya yaklaşarak, kanat oyuncularının kenardan arkaya sarkmasını sağlar gibi. Bu özelliğini kullanabilen isimlerin başında da Yasin geliyor. Birkaç haftadır Yasin gizli forvet gibi oynuyor. Podolski top dağıtmak ve bire bir yapmak için geriye geldiğinde Yasin hemen savunma arkasına sarkıyor. Savunmanın da bir anlık konsantrasyon kaybından birçok pozisyon buluyor. Bu da Galatasaray'ın ileride daha organize ve net ataklar bulmasını sağlıyor kuşkusuz. Dün gece, oyunun geneline bakarsak tabii ki çok etkili bir Galatasaray vardı, oyunu ilk defa maç geneline yayabilen bir Gatatasaray vardı, kabul. Ancak, şunu da kabul etmek gerekir ki, karşısındaki rakip ligin belki de en zayıf halkası durumunda. Bu sene izlediğim takımlar içinde ne yaptığını bilmeyen, organizasyonsuz, koordinasyonsuz ve takım savunması bu kadar zayıf bir başka takım görmemiştim. 11 kişi topun arkasında olduğunda dahi gol yediler. Hücum alternatifleri bu kadar kısıtlı olan, bütün sene bu özelliği nedeniyle puanlar yitirmiş Galatasaray karşısında bile bu kadar aciz bir oyun ortaya koymak hiç yakışmadı Akhisar'a. Rakip savunmayı zorlayabilseler, zaten hata yapmaya meyilli olan Galatasaray karşısında gol bulmaları işten bile değil. Hal böyle olunca, Galatasaray, çok zorlanmadan, belki de sezonun en iyi topunu oynayarak, çok ihtiyacı olduğu bir haftada, bol gollü galibiyetle kendine gelmiş oldu. Şimdi çok önemli olan ise, kupada oynayacakları Başakşehir mücadelesi. Aklar karalar o maçta belli olacak!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! > Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.